top of page

Havacılıkta Yorgunluk ve Etkileri

“Yorgunluk” kavramı son dönemlerde havacılık dünyasında üzerinde en çok konuşulan konulardan biridir. Bu konuda yakın dönemde tamamlanarak yayımlanmış bir çalışma mevcuttur. “Türk Sivil Havacılık Pilotlarının 2022 yılı Yorgunluk Anketi”, Havacılık Tıbbı Derneği tarafından ve Dr. Rana Kesken, Prof. Muzaffer Çetingüç ve Emekli Kaptan Pilot Engin Aksüt’ün katkıları ile hazırlanarak, Havacılık Tıbbı Bülteni'nin 38. Sayısında yayımlanmıştır. Bu çalışmada “yorgunluk ve etkileri” konusunda önemli tespitlerde yer almaktadır.


Havacılıkta "fatigue" (yorgunluk), genellikle uzun çalışma saatleri, jet lag, düzensiz çalışma programları ve genel olarak yetersiz dinlenme ile ilişkilidir. Bu durum, bir kişinin fiziksel ve zihinsel enerjisinin düşük olduğu, konsantrasyonunun zayıfladığı ve tepki sürelerinin uzadığı bir durumu ifade eder. Yorgunluk, pilotlar ve diğer operasyonel personel için önemli bir olgudur ve bir dizi uçuş emniyet riski taşır.


Yorgunluğun etkilediği bazı durumlar aşağıdaki gibi sıralanabilir;
  • Tepki Süreleri: Yorgun bir pilot, acil durumlarda gereken hızdaki tepkiyi vermekte zorlanabilir ve hızlı kararlar vermede gecikme yaşayabilir.

  • Durumsal Farkındalık: Uçuş sırasında pilotun durumsal farkındalığı, dikkatini dağıtan faktörler olmadığı sürece yüksek olmalıdır. Ancak yorgunluk durumunda, pilotun dikkati dağınık olabilir ve çevresel değişikliklere veya potansiyel tehlikelere karşı farkındalığı azalabilir.

  • Motor Becerileri ve Koordinasyon: Yorgunluk, pilotun fiziksel ve motor becerilerini olumsuz yönde etkileyebilir. Bazı hassas manevraları gerçekleştirmek için gereken koordinasyon ve hassasiyet, yorgun bir pilotta azalabilir ve bu da uçuş emniyetini tehlikeye atabilir.

  • Odaklanma, Konsantre Olma ve Uyanık Kalma Yeteneği: Uzun süreli uçuşlar ve zaman dilimleri boyunca pilotlar, uyanık kalmak ve odaklanmak için yüksek düzeyde konsantrasyona ihtiyaç duyarlar. Ancak yorgunluk, bu odaklanma ve uyanıklık seviyelerini düşürebilir ve pilotun dikkati dağınıklaşabilir, bu da uçuş emniyetini ciddi şekilde etkileyebilir.

  • Problemleri Çözme Yeteneği: Uçuş sırasında beklenmedik durumlarla karşılaşmak, pilotların hızlı ve etkili bir şekilde problemleri çözmelerini gerektirebilir. Ancak yorgunluk durumunda, pilotun bilişsel kapasitesi azalabilir ve karmaşık sorunlara çözüm bulmak daha zor olabilir, bu da uçuşun emniyetini tehlikeye atabilir.

  • İletişim Kurma Yeteneği: Uçuş sırasında beklenmedik bir sorun ortaya çıktığında, pilotların hızlı ve etkili bir şekilde iletişim kurmaları ve sorunları çözmeleri önemlidir. Yorgunluk, bu tür durumlarla başa çıkmada ve iletişimde etkili olmada zorluklara neden olabilir.


Aşırı yorgun olunan durumlarda şu durumlarla da karşılaşılabilir:
  • Anlaşılması Güç İfadeler ve Sesleri Telaffuz Etmekte Zorlanmak: Bir pilot, aşırı yorgun olduğunda telsiz ile iletişim sırasında konuşması belirsizleşebilir ve belirli sesleri doğru bir şekilde telaffuz etmekte zorlanabilir. Bu durum, hava trafik kontrolörleri veya diğer pilotlarla iletişimde anlaşılmazlık ve karmaşaya yol açabilir.

  • Konuşmayı Ayarlamakta Zorlanmak: Aşırı yorgun bir pilot, iletişim sırasında diğerlerinin ihtiyaç duyacağı bilgileri aktarmaya yönelik iletişimi ayarlamakta zorlanabilir. Örneğin, acil bir durumda net ve anlaşılır bir şekilde iletişim kurmak için gereken hızı sağlamakta zorlanabilirler.

  • Doğru Kelimeleri Bulmak ve Düşünceleri Organize Etmekte Zorlanmak: Uçuş sırasında, pilotlar genellikle net ve kesin bir dille iletişim kurmalıdır. Ancak aşırı yorgunluk durumunda, pilotlar doğru kelimeleri bulmakta zorlanabilir ve düşüncelerini organize etmekte güçlük çekebilirler. Bu durum, talimatların net bir şekilde iletilmemesine ve yanlış anlaşılmalara neden olabilir.

  • Konuşmayı Kısa ve Öz Tutmakta Zorlanmak: Hava trafik kontrolü ile yapılan iletişim sırasında, pilotlar genellikle kısa ve öz olmalıdır. Ancak aşırı yorgunluk durumunda, pilotlar bu kısa ve öz iletişim kurma becerisinde zorlanabilirler. Bu durum, iletişimde gereksiz bilgi aktarımı ve önemli bilgilerin gözden kaçmasına neden olabilir, bu da uçuş emniyetini tehlikeye atabilir.

  • Söylenenleri İşlemekte Zorlanmak: Aşırı yorgun bir pilot, hava trafik kontrolünden gelen talimatları veya diğer ekip üyelerinden gelen bilgileri işlemekte zorlanabilir. Örneğin, pist değişiklikleri veya hava koşullarıyla ilgili güncellemeler gibi kritik bilgileri tam olarak anlamakta zorlanabilirler. Bu durum, yanlış manevra yapma riskini artırabilir ve uçuş emniyetini tehlikeye atabilir.

  • Odaklanmak ve Konsantre Olmakta Zorlanmak: Aşırı yorgunluk durumunda, pilotun dikkati dağınık olabilir ve diğerlerinin ne söylediğine odaklanmakta ve konsantre olmakta zorlanabilir. Örneğin, kaptanın ve/veya FO’nun önemli bir uçuş prosedürü hakkında bilgi verdiği bir durumda, yorgun bir pilotun dikkati dağılmış olabilir ve prosedürü tam olarak anlamakta zorlanabilir.

  • Empati Göstermek ve Perspektifleri Anlamakta Zorlanmak: Pilotlar, uçuş ekibindeki diğer üyelerle etkili bir iletişim kurmalı ve onların bakış açılarını anlamalıdır. Ancak aşırı yorgunluk durumunda, bir pilot, diğerlerinin pozisyonunu ve duygularını tam olarak anlamakta zorlanabilir. Örneğin, bir uçuş ekibindeki bir teknisyenin yaşadığı bir sorunu anlamak ve ona uygun bir şekilde yanıt vermek, yorgun bir pilot için daha zor olabilir. Bu durum, ekip içi iş birliğini ve iletişimi olumsuz yönde etkileyebilir ve uçuş operasyonlarını etkileyebilir.


Aşırı yorgunluk iletişim becerilerini de büyük ölçüde etkileyebilir, yanlış anlamalara, ifade hatalarına, yanlış tekrarlara ve kaçırılan talimatlara neden olabilir.

  • Yanlış Anlamalar: Yorgunluk, zihinsel kapasitenin azalmasına ve bilişsel işlevlerin etkilenmesine yol açabilir. Bu durumda, pilotun dikkati dağınık olabilir ve iletilen mesajları doğru şekilde işleyemeyebilir. Yanlış anlaşılan bir talimat, hava trafik kontrolörü veya diğer ekip üyeleriyle yanlış bir etkileşime ve uçuş operasyonlarında potansiyel tehlikelere neden olabilir.

  • İfade Hataları: Yorgunluk, beyin ve kas koordinasyonunu etkileyebilir, bu da konuşma becerilerini olumsuz yönde etkileyebilir. Pilot, düşüncelerini net bir şekilde ifade etmekte zorlanabilir ve yanlış/belirsiz ifadeler kullanabilir. Bu durum, iletişimde anlaşılabilirlik eksikliğine ve yanlış anlamalara yol açabilir.

  • Yanlış Tekrarlar: Yorgunluk, konsantrasyonun zayıflamasına ve bilgilerin doğru şekilde işlenememesine neden olabilir. Pilot, alınan talimatları tam olarak anlamadığında veya dikkatsizlik nedeniyle yanlış anladığında, iletişimde yanlış tekrarlar yapabilir. Bu durum, iletişimdeki netlik eksikliğini artırabilir ve operasyonel hatalara yol açabilir.

  • Kaçırılan Talimatlar: Yorgunluk, dikkatin dağılmasına ve önemli bilgilerin gözden kaçırılmasına neden olabilir. Pilot, önemli talimatları veya bilgileri dikkatsizlik veya konsantrasyon eksikliği nedeniyle kaçırabilir. Bu durum, uçuş emniyetini tehlikeye atabilir ve operasyonel verimliliği azaltabilir.


Genel olarak, yorgunluk, dikkat, odaklanma ve bilişsel işlevlerin azalmasına neden olarak iletişim becerilerini olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle, pilotların dinlenmeye, kurumların ise uygun uçuş saatlerinin planlanmasına dikkat etmeleri önemlidir. Ayrıca, ekip üyeleri arasında net ve etkili iletişimi sağlamak için sürekli olarak farkındalık ve eğitim de yararlı olacaktır.


KAYNAK

10 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page