top of page

Duygularımızın Kaynağı

Yandaki fotoğrafı görür görmez herkesin farklı bir tepkisi ve duygu durumunda farklı değişimler olması çok normaldir.

Bir Duygusal ve Sosyal Zekâ seminerimde katılımcılardan biri fotoğrafı görür görmez “Eray Bey lütfen kapatır mısınız” dedi. Hanımefendi değil resmi görmek “kedi” lafını duymaya bile tahammül edemiyordu. Bu fotoğrafı seçerken hiç böyle bir tepki ile karşılaşacağımı düşünmüyordum. Bu olayda da görüldüğü gibi kişilerin hangi durumda ne hissedeceği, nasıl tepki vereceği bir birinden çok farklı şekillerde ortaya çıkıyor. Duyguların oluşmasına farklı konular sebep olabiliyor.


Duygu durumumuzu etkileyen genel anlamda üç durum sayabiliriz.

Dış Etkenler duygularımızı etkiler: Gün boyu beş duyumuz ile çok sayıda dış etken, dürtü almaktayız. Bunlar her kişide farklı olmak üzere, özelliklerine göre, geçmiş deneyimlerimize bağlı olarak farklı duygular hissetmememize sebep olur. Günümüzde sokak bozacısı çok az sayıda kaldı. Şu an sokaktan “booozaaaaa” diye bir ses duysak farklı farklı duygular hissederiz. İleri yaşta olanlar çocukluk günlerini hatırlar, boza sevenler mutlu olur, sevinir ve almak üzere cama çıkarlar. Bir arkadaşım var, o bu sesi duyduğunda kaçacak delik arar, çünkü O, bozacıdan korkar.


Yaşananlar hakkında düşüncelerimiz duygularımızı etkiler: Önceki bölümde Daniel Goleman'ın “Duygu” tanımını hatırlatmak istiyorum; "Bir his ve bu hisse özgü belirli düşünceler, psikolojik ve biyolojik haller ve bir dizi hareket eğilimi". Bana göre bu tanımda kilit sözcük “düşünceler”. Değiştirilmesi ve kontrolü bizim elimizde olan noktadır.

Bir arkadaşımızı cep telefonundan aradığımızda cevap vermediğini düşünelim. Eğer;

  • “Çağrımı duydu, numaramı gördü kasıtlı olarak cevap vermedi” diye düşünürsek, üzülürüz, mutsuz oluruz.

  • “Çağrıma cevap vermedi, acaba başına bir şey mi geldi” diye düşünürsek, gene üzülürüz, mutsuz oluruz ve hatta ortalığı gereksiz yere ayağa kaldırırız.

  • “Çağrıma cevap vermedi, sanırım meşgul, uygun olunca arar.” diye düşünürsek, genellikle mevcut duygu durumuzu muhafaza eder ve geri aramasını bekleriz.

  • “Çağrıma cevap vermedi, vermezse vermez, keyfi bilir.” diye düşünürsek, umursamaz bir tutum alırız ve genellikle mevcut duygu durumuzu muhafaza eder ve geri arayıp aramamasını umursamayız.

Düşüncelerin bizi nasıl etkilediği ile ilgili olarak “What the bleep do we know?” filminden bir bölümü paylaşmak isterim; filmin kahramanı metro istasyonunda beklerken yere düşen ilaçlarını toplamaya çalıştığı için metroya binemez. Bir sonraki metroyu beklerken oradaki bir fotoğraf sergisi dikkatini çeker. Zamanını değerlendirmek için oraya doğru ilerler. Fotoğraf sergisini bir rehber tanıtmaktadır. Alışılmışın dışında olan bu sergide uzun süreden beri su konusunda incelemeler yapan Japon Araştırmacı Masaru Emoto tarafından çekilen su kristallerinin fotoğrafları sergilenmektedir. Emoto, çeşitli işlemler uyguladığı suların kristallerinin fotoğraflarını çekmiş. Güzel sözler yazılıp su kabına yapıştırıldığında, iyi niyetli yardımsever insanların isimleri su kabına yapıştırıldığında ya da su rahip tarafından kutsandığında kristallerin çok hoş şekiller aldığı, aksi halde ise çok kötü şekiller çıktığı görülüyor. Sergiyi gezenlerden biri filmin kahramanına şöyle diyor; “Düşüncelerimiz suya bunu yapabiliyorsa, insan vücudunun büyük bir kısmı su olduğu düşünüldüğünde bize neler yapabileceğini hayal edin…”

Geçmişte yaşananları hatırlamak duygularımızı etkiler: Geçmişte yaşadığımız deneyimler, karşılaştığımız kişiler, mekânlar, sesler, kokular ve diğerleri o dönemde bizi farklı duygu durumlarına götürmüştür. Aynı şeyleri hatırlamak ya da bunları tekrar görmek, duymak bizi o günlere götürür ve aynı duyguları yaşatır. Mesela üniversite yıllarında ya da lise yıllarında yoğun dinlenen şarkılar sonraki yıllarda dinlendiğinde geçmişteki günler ve yaşananlar hatırlanır.


Düşünce ek, eylem biç. Eylem ek, alışkanlık biç. Alışkanlık ek, karakter biç. Karakter ek, kader biç. - Çin Atasözü




Etiketler:

16 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page