top of page

Tiyatrodan İlham Alın

Güncelleme tarihi: 21 Nis 2022

Yürekli Eğitim ve Danışmanlık tarafından 14-15 Kasım 2000 tarihlerinde düzenlenen


MICHAEL MAYNARD - İngiltere'nin tanınmış tiyatro oyuncularından


Geriye doğru baktığımızda gördüğümüz hayatın trajedisidir. Ama biz ileriye doğru yaşamalıyız.

Soren Kierkegaard


Bana göre eğlence bir motivasyon aracıdır. Biz başarılıyız, çünkü işleri değişik bir mecrada, hayatı eğlenceli ve zevkli kılan bir mecrada yapıyoruz...

Richard Branson

Tiyatrocu ve yönetim danışmanı Michael Maynard, iş dünyasının spor dünyasından ve ordudan ilham almaya çalıştığına işaret ederek, tiyatronun vereceği ilhamı da anlattı. ‘‘Liderlik odaklanmakla ilgili’’ diyen Maynard, ‘‘İçimizde sürekli konuşan bir ses var. Devamlı kendimizi dinlediğimiz için karşımızdakini dinlemiyoruz. Önemli olan bunun farkına varmak’’ dedi. İnsanların ne kadar sorumluluk sahibi ise o kadar da etkin olduğunu kaydeden Maynard, insanları ‘‘mağdurlar’’ ve ‘‘seçiciler’’ olarak ayırdı. Maynard, izleyicilerin liderlik potansiyelini ortaya çıkarabilmek için onlara oyun oynattı. Potansiyel liderlere takım çalışmasını öğretmeyi amaçlayan "Bir varmış bir yokmuş" adlı ilk oyunda oyunda, eşler, birbirlerinin cümlelerini tamamlayarak bir hikaye oluşturdu. Maynard, ikinci oyuna da "evet deme" adını verdi. Kişinin, doğaçlama yapma yeteneğine ve yaratıcılığına güvenmesini amaçlayan oyunda katılımcı karşısındakinin her dediğini onayladı ve kendisine dikte edilen olumsuz bir durumu kurduğu cümlelerle olağan bir şeymiş gibi göstermeye çalıştı. Bunu iyi yapabilmek için dinlemek, sabırlı olmak ve yaratıcılık gereklidir. Maynard, şirket yöneticilerine de kendi prodüksiyonlarınızı yaratmanız gerekir mesajını verdi. Maynard'a göre “İçimizdeki lider, içimizdeki çocuktur.”


Michael Maynard, bir lideri tiyatroda kral rolünü oynayan bir oyuncuya benzetti. Bu benzetmeyi yaparak liderin etrafında ona saygı duyması gereken insanlar olması gerektiğini vurgulayan Maynard, "Bir kral gibi giyinin, bir kral gibi yaşayın ama etrafınızdakiler sizi umursamadıktan sonra krallığınızın hiçbir anlamı yok. Liderlik ilişkilerle ilgilidir. Bir lider etrafındakilerle ilişkilerini iyi tutmalıdır" diye konuştu.


Maynard, Türkiye'nin bir geçiş süreci yaşadığını, Türk iş dünyasındaki liderlerin de modası geçmekte olan liderlik tarzıyla 21. yüzyılın modern liderlik tarzı arasında kaldıklarını belirtti. Maynard, "Bugün burada çok sayıda büyük holdingin temsilcileri olduğunu biliyorum. Ama asıl önemli olan küçük ve orta ölçekli yapıya sahip ancak yaratıcılıkla birşeyler başarma isteğindeki şirketlerin yöneticilerine de bu liderlik taktiklerini aşılamaktır" dedi.

Katılımcılara "liderliğin prensiplerini anlatan Maynard, bir liderde bulunması gereken özellikleri ise şöyle sıraladı (Liderliğin 7 I'sı):

  1. Insight - İçgörü,sezgi

  2. Initiative - İnisiyatif

  3. Inspiration - Esin, ilham

  4. Involvement - Katılım

  5. Improvisation -Doğaçlama, Creativity/Flexibilty - Yaratıcılık/esneklik

  6. Individuality - Farklılık, özgünlük

  7. Implementation - Yerine getirme, tamamlama

Hürriyet İK ‘dan Yaprak ÖZER’in Maynard ile yaptığı söyleşiden bölümler :

Maynard’la Londra’daki ofisinde, daha doğru tanımıyla tiyatro-ofisinde konuştuk. Maynard’a göre insanlar lider olarak doğmuyor, sonradan oluyor. Liderlik öğrenilebiliyor. Liderler tek başlarına yaşamıyor onları destekleyenlerle birlikte ayakta durabiliyorlar. Lider olan kişinin sevilmesi değil öncelikle sayılması gerekiyor. Lider olacak kişinin başka bir liderin özelliklerini taklit etmek yerine, kendi liderlik özelliklerini keşfedip bunları geliştirmesi gerekiyor. İşte Maynard ve liderlik hakkındaki görüşleri:


Lideri, lider yapan özellikler nelerdir?

Liderin en önemli özelliği “farkındalıktır”. Çalışanlarını fark etmeyen, şirketinin farkında olmayan, şirketinin dışında olan bitenden haberi bulunmayan, sektöründe, ülkesinde, dünyada neler olduğunu bilmeyen biri lider olamaz. Başkalarının görmediklerini görür, satır aralarını okur, geleceği öngörür. İmkanları görür, olasılıkları fark eder, geleceğin resmini çizebilir.

Bana göre lider her şeyi; yani, yalnızca fikirleri değil, duygu ve düşünceleri etrafındakilerle paylaşan kişidir. Bunu yapabilmek de çok özel yetenek gerektirir.


‘Lider kendi kendisinin esin kaynağıdır’ diyorsunuz. Yaratıcı olmasından söz ettiğinizi anlıyorum. Yaratıcılık ve liderlik arasındaki ilişkiyi nasıl kuruyorsunuz?

Liderlerin lider olabilmesi için biraz çocuk olması gerekir. Çocuklar yaratıcıdır. Çocuklar yaratıcı oyunlar oynarlar. Ama çocuklar büyüdükçe oynadıkları oyunları birer birer unutup, sonra da yaratıcılıklarını yitiriyorlar. Ben ve ekibim, liderlik potansiyeli olan yöneticilerin çocuklarıyla yeniden tanışmalarını sağlamaya özen gösteriyoruz. Toplumun onlardan aldıklarını yeniden onlara vermeye çalışıyoruz. İnsanlar sosyal beceriler edinmeye ve toplum içinde yaşamaya başladıkça, kendilerinden taviz vermeye başlıyorlar.


Çocukluklarını keşfeden liderlerin oranı nedir sizce?

Çok düşük hem de çok...Gözünde pırıltıyı yakaladıklarımız azınlıkta.


Siz bir sanatçısınız ve liderlik dersleri veriyorsunuz, sizce liderlik bir sanat olarak tanımlanabilir mi?

Liderlik bir sanat bana kalırsa. Lider mekanik biri değil. İnsanca özelliklere sahip biri. Lider insanlara dokunabilen kişi. İnsanla uğraşmak, ona dokunmak, ona ulaşabilmek bence bir sanattır. Teknolojinin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde olabiliriz ancak liderin özellikleri teknoloji yüzünden allak bullak olmadı. Bilgisayarlar ve internet sonunda liderin yapması gerekenleri kolaylaştırabilir. Ama, değiştiremez ve onun yerine geçemez.


Siz kendi yerinizi nerede görüyorsunuz?

Çoğu zaman kendimi bir orkestra şefi gibi görüyorum. Sahnede bir sürü sanatçı bir oyunu sergiliyor ve onlara “şimdi gir, şimdi çık, buraya otur, şunu söyle” diyorum. Ama ben bunu oyun sahnelenmeye başlamadan yapıyorum. Yoğun ön hazırlık yaşıyor ve yaşatıyorum. Sonra da ortadan kayboluyorum ve onlar sahnedeyken herkesle birlikte onları izliyorum.


Hayat bir sahne mi?

Güzel bir benzetme. Sahne bir ayna. İyi bir tiyatro oyunu da öyle. Sahnede gördüklerinizle hayattakiler arasında önemli bir paralellik var. Bazı karakterler olmak istediğiniz, bazılarınız reddettiğiniz kişiler gibi.


Tiyatroyla liderlik nasıl öğrenilir?

Tiyatrocular rollerini, o rolü oynayarak öğrenirler. Biz tekrarlar yaparak rolü geliştiririz. Sürekli deneriz, en iyisini yakalayana kadar... Çocuklar da böyle öğreniyor. Taklit ederek, deneyerek... Ne kadar acı değil mi, çocuklar vücutlarının her bölümünü kullanırken, büyüdükçe vücudumuzun çoğunu unutmaya başlıyoruz.


Yönetim danışmanı olarak sizin sunduğunuz farklılık nedir?

Tiyatroyu iş dünyasını geliştirmek ve anlamak için kullanıyoruz. Biz tiyatroda diğer eğitimlerden farklı olarak davranış değişimi yaratıyoruz. Klasik yönetim eğitim biraz akademik. Biri tahtada anlatıyor diğerleri dinliyor. Biz ise onları sahneye alıyoruz, harekete geçiriyoruz. Hareketle öğretiyoruz.


Hayat pek çok bilinmeyenlerden oluşuyor. Siz ise eğitim verdiğiniz kişilerden sürekli bir rolü hayata geçirmelerini istiyorsunuz. Gerçek hayat daha zor geliyor. Aradaki farkı kapamak mümkün mü?

Tiyatro sanatçısı hazırlanırken sürekli tekrarlar yapar bu sürekli aynı şey tekrar ediliyormuş gibi algılanabilir ama pek çok tekrar inanamayacağınız kadar da yaratıcıdır. Tekrarlar sırasında iyiyi ve farklıyı keşfedersiniz. Yaratıcılığınızı kullanmanız gerekir. Unutmayın emprovize oyunlarda ise zaten sürekli yaratıyorsunuzdur. Liderlerin aynen aktörler gibi emprovize çalışmaları gerekir. Burada önemli bir paralellik kurulabilir.


Maynard'ın konuşmasından birkaç özlü söz:

  • 20 yıl önce farklı bir ürün imal edebiliyorsanız bu rekabetçi avantajdı. Artık bunu hizmetlerle takviye etmeniz gerekiyor. Müşteri memnuniyeti devamlı gelişiyor. Bunun sonucu ne olacak? Müşteriler için deneyim yaratacaksınız. İnsanlar gittikleri yerlerde deneyim yaşamak istiyorlar. Toplam müşteri memnuniyeti değil, toplam müşteri deneyimi, toplam personel deneyimi deniliyor.

  • Tiyatroda oyuncuların katkılarını görünür kılıyoruz. Sahnede olmak çok korkutucu ama karşılığında bir ödül alıyorlar:alkış.

  • Yöneticiler, astlarınızın yaptıklarını görünür kılın. Kendilerini çok daha iyi hissederler.

  • Yaptığımız işin çoğu üst düzey yöneticilerle çalışmak. Üst düzey yöneticilerin hepsi zamanları olmadığını söylerler. Oysa toplantılarda boşa harcanan zamana inanamıyorum. Bir ekip toplantısını kasete alıp dinledik ve "bu nasıl bir oyundur?" dedik. "Sıkıcı" dediler. O zaman eğlenceli hale getirin.

  • Kendi şirketinizde kendi prodüksiyonunuzu yaratın ki eğlenceli olsun.

  • Lider görülemeyeni görmek, duyulamayanı duymak zorundadır.





Etiketler:

3 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page